0

Sıra Sana da gelecek

Posted by Kirmizi Kus on 4 Ekim 2016 in Çocuk Edebiyatı |

koray-avci-cakman
“Edebiyat” kelimesinin anlamı düşünüldüğünde “korku” kelimesi ile oluşturduğu birliktelik, insanoğlunun karmaşık yapısını nasıl da ortaya koyuyor. İnsandan başka hiçbir canlı korkularının bu kadar üstüne gitmez. Korkularıyla bile isteye yüzleşmek için bu kadar hevesli olmaz. Belki bu durum, insanın düşünen, akleden tek yaratık olmasından ileri gelmektedir. sira-sana-da-gelecek-kitabi-koray-avci-cakman-front-1
İnsan, kendisine gizemli kalmış olaylara korkulacak anlamlar yüklemeyi kendi seçer ve hatta abartır. Bu anlamları, belki sınırları aşmaya meyyal yaratılışını dizginlemek için uydurur. Sebebi ne olursa olsun, garip bir şekilde insan, korkmaktan haz alır. Korkudan sonra ulaşılan rahatlamaya ya da korkunun uyandırdığı adrenaline ihtiyacından dolayıdır belki. Sonuç itibarıyla, “korku” yu hayatının her safhasına sokmakta bir beis görmemiştir.
Son zamanlarda Korku Edebiyatı alanında verilen eserlerin arttığını görüyoruz. Ya yayıncılar artık daha cesurlar, ya da yazarlar. Tudem Yayınlarından çıkan “Sıra Sana Da Gelecek” isimli eser de, korku edebiyatı eserleri listesine giren yeni bir eser. Yedi büyük günah gibi klişe ve kadim sayılabilecek bir konuyu, yaşadığı çağla eşzamanlı bir dönemde ele alarak aslında bir riske girmiş yazar.

Bayağılaşmaya müsait bir anafikri, Golem gibi Emegen gibi efsane yaratıklarla destekleyerek işlemesi ve bu kadim efsaneleri, günümüz dünyasına taşıması, yazarın kurgu üzerinde harcadığı emeği göstermesi açısından önemlidir.
Eser Golem ve Emegen arasında, bir mezarlıkta geçen diyalogla başlar. Golem, Yahudi Mitolojisinde, ruhu olmayan genelde kilden veya topraktan oluşturulan bir canlıdır. Emegen ise, Kafkas efsanelerinde anlatılan çirkin, insanüstü, zaman zaman birden fazla başı olan dev varlıklardır ve bu varlıklar bütün kötülüklerin kaynağıdır. Yazarın bu iki efsanevi yaratığı bir araya getirmesi, Hz. Adem ve Şeytan arasında ki çekişmeye bir atıf gibi görünmektedir. Hz. Adem’in kendisine ruh üflenmeden önce bir dönem Golem olarak kaldığı iddiasını göz önünde bulundurursak, Golem’in bu eserde Adem olması gerekirken Şeytan, Emegen’in de, tüm kötülüklerin kaynağı olan varlık olmasına rağmen, Adem rolüne büründürüldüğünü görmekteyiz. Yazar, belki de insanoğluna işlediği kötülüklerin sorumluluklarını almasını, kötülüklerin kaynağının aslında içimizde olduğunu ve seçeneklerimizle şekillendiğini işaret etmektedir.
Eser 12 öyküden oluşmaktadır. Öyküler birbirinden bağımsız görünse de, yazar son öyküyle hepsinin arasında ortak bir bağlantı kurmayı başarır. Tüm öyküleri sonuca bağladığı on ikinci öyküye, “on üç” ismini vererek, “on üç” sayısına yüklenen olumsuz yargıyı kırmayı amaçlamış olabilir.
Koray Avcı Çakman hanımefendi, genelde erkeklerin er meydanı gibi görülen “Korku Edebiyatı” alanın da oldukça kaliteli eserler veren ve bu kalitesini aldığı ödüllerle tescillendirmiş olan bir yazarımız. Çocuk ve Gençlik Edebiyatı gibi, özellikle ülkemizde çok zorlu bir kulvar olan bu alanda emin adımlarla yürüyen yazar “neden korku edebiyatı” sorusunu, verdiği eserlerle şöyle cevaplıyor: Korkuyu kitaplarla korkutmak!

***Bu yazı Arka Kapak Dergisi’nde yayınlanmıştır.

Etiketler:, , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2015-2017 Kırmızı Kuş All rights reserved.
This site is using the Desk Mess Mirrored theme, v2.5, from BuyNowShop.com.