0

Yaşlı Kralın Sürgünü

Posted by Kirmizi Kus on 9 Mart 2017 in Kitap |

Bazı kitaplar bir solukta okunur. Uzun bir soluk, kısa bir zamanda. Yaşlı Kralın Sürgünü böyle eserlerden biri. Eseri okurken, kitapta anlatılan yaşanmışlıklar size bu amansız hastalık hakkında hiç bir yerde bulamayacağınız bilgiler veriyor. Alzheimer hastalığı yaşlılığa doğru giden bir çok kimsenin korkulu rüyası. Hatta ailesi yaşlanmaya başlayan kişilerin de. Zira hem yaşatan hem de ona refaket eden için zor bir çok süreci kapsayan bir hastalık.
Arno Geiger, alzhemier hastası olan babasının, hastalık sürecinde yaşadıklarıyla birlikte, başta kendisi olmak üzere diğer aile üyelerinin de bu süreç için de karşılaştıkları durumları anlatır bu duygu yüklü eserde.

Arno Geiger, normalde çok yakın olmadığı babasına, bu hastalığın ortaya çıkması sebebiyle yakınlaşmaya başlamış ve onunla ilgili bilmediği bir çok şeyi öğrenmiştir. Her insan kendi dünyasının kralıdır ve bu hastalık o kralı adeta sürgüne gönderir; kendi evini dahi tanıyamayacak hale gelen biri için başka ne söylenebilir ki? Önüne konan ekmeği ne yapacağını düşünmek nasıl bir kayboluştur? Bu kayboluşun insanda yarattığı endişeyi ve güvensizlik duygusunu tahmin etmenin mümkün olduğunu sanmıyorum.

Sözü uzatmadan kitapta beni en çok etkileyen bir kaç cümleyle sizi baş başa bırakıyorum:
……Babamın dikkatini yağan yağmura yöneltmiştim. Pencereden bakmış ve “Ah, genç olduğum zamanlar en güzeliydi, gençken dışarısı daha güzeldi. Hava artık çok öfkeli, çok öfkeli.” demişti.
……Açlığını, susuzluğunu bilmiyordu ve yeme- içmeyi alışıla geldiği şekilde yerine getirmek onun için “o kadar kolay” değildi. Bir seferinde önündeki tabakta duran ekmekle ne yapacağını bilmeyince üzülmüştü. Ne yapacağını sorduğunda “Sadece ısıracaksın.” demiştim. Bu talimata rağmen başlayamayınca hüzünlü bir şekilde cevap vermişti “Hah, nasıl olacağını biliyor olsaydım keşke. Bilmiyor musun ben bir garip zavallıyım!”

(Tanıtım Bülteninden);
“Babam, hiç bilmediği bir dünyaya sürgün edilmiş bir kral kadar huzursuzdu.” diyor Arno Geiger. Alzheimer olan babasının kralı olduğu dünyasını yavaş yavaş yitirişini anlattığı kitaba başka bir isim hiç düşünmemiş bu yüzden. Avusturyalı yazar Arno Geiger ünü ülkesini ve kıtasını aşan bu samimi anlatıyla dünyada yaklaşık 25 milyon insanın anılarından sürülmüş hayatına dokunuyor. Avusturya’nın seçkin John Beer Literaturpreis edebiyat ödülüne layık görülen kitap Avrupa edebiyatının seçkin örneklerinden biri. Roman ve radyo oyunlarıyla tanınan Arno Geiger Yaşlı Kralın Sürgünü ile babasının yavaş yavaş yitirdiği anları yakalamaya çalışırken okurlarıyla birlikte, ailesinin dünyasına seyahat ediyor. Anılarını avucunda tutmaya çalışan, çocuklarını unutan beynine rağmen onları bir his olarak kalbinde yaşatan, ağaçları ve diş fırçalamayı “ilk kez” gören 90 yıllık bu ömür, her okurun hayatına bir yerden değecek…

“Baba, bak bunlar kendi ellerinle yaptığın bahçe duvarları.”
“Doğru, yanıma alayım.”
“Ama onları yanında götüremezsin!”
“Bundan daha kolay ne var!”
“Bu olmaz baba!”
“Sana olup olmayacağını göstereceğim.”
“Ama baba! Hey! Hey! Bu olmaz! Bana açıklar mısın sen evdeyken nasıl eve götürebilirsin?”
“Hiçbir şey anlamıyorum.”
“Sen evdesin ama eve gitmek istiyorsun. Evdeyken eve gidilemez.”
“Pratikte söylediğin şey doğru!”
“O zaman?”
“Senin gibi detayla o kadar çok ilgilenmiyorum ben.”

Sayfa Sayısı: 136
Baskı Yılı: 2016
Dili: Türkçe
Yayınevi: Erdem Yayınları

Etiketler:, , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2015-2017 Kırmızı Kuş All rights reserved.
This site is using the Desk Mess Mirrored theme, v2.5, from BuyNowShop.com.